Mavi Peygamber Çiçeği (Centaurea cyanus), Akdeniz Avrupa’sına özgü, bir yıllık yerli bir bitkidir. Gelecek için umudu temsil eden Peygamber Çiçeği, doğanın sade güzelliğini ve yaşam döngüsünü hatırlatır. Kanser için Nergis ne ise ALS için Mavi Peygamber Çiçeği öyledir. Her iki çiçek de “Umut Çiçeği”dir. Mavi Peygamber Çiçeği, ALS/MND hastalığı için umut çiçeğidir.
Mavi Peygamber Çiçeği bitkisi çok cesur, doğanın tüm zorlu koşullarına karşı koyabilen ve yıldız gibi parlak mavi çiçekleri ile en çarpıcı kır çiçeklerimizden biridir. Bu özelliği ile ALS hastalarının zorlu mücadelesine benzer. Bu hastalığa sahip insanlarda vücutlarındaki kaslarda meydana gelen yıkıcı değişikliklerle başa çıkmak için gerekli olan güçlü bir karakteri temsil eder.
Mavi Peygamber Çiçeği, kırılgan görünümüne rağmen dayanıklı bir kır çiçeği olduğu için ALS’yi sembolize etmek üzere seçilmiştir. Mavi Peygamber Çiçeği büyüdükçe, ülke genelinde ALS’nin farkındalığı da onunla birlikte büyüyor.
Peygamber Çiçeğine, Tanrıça Flora’nın (Cyanus) favorisi olduğu için Latince Cyanus adı verilmiştir. Cinsin adı, insanlığa bitkilerin iyileştirici erdemini öğreten Centaur, Chiron’dan türetilmiştir.
ALS-MNH Derneği kurucularından Fenerbahçeli Futbolcu Sedat Balkanlı’yı vefatının 13. yılında saygı ve özlemle anıyoruz.
Sedat Balkanlı (15 Ocak 1965 – 29 Nisan 2009), Arnavut göçmeni Türk eski millî futbolcudur. Gaziosmanpaşa, Konyaspor, Bursaspor, Galatasaray, Eskişehirspor ve Fenerbahçe’de oynamıştır. Defans’ta oynamasına rağmen kritik maçlarda attığı kafa golleriyle “altın kafa” lâkabını almış futbolcudur.
1994-1995 sezonunda Galatasaray forması altında hepsi kafayla olmak üzere 9 gol attı. 28 Nisan 1993 tarihinde Norveç ile deplasmanda oynanan ve 3-1’lik mağlubiyetle sonuçlanan 1994 FIFA Dünya Kupası elemeleri grup maçında ilk ve son kez A millî takım formasını giydi.
1997 yılında yüzbinde bir görülen ALS hastalığına yakalanan Sedat Balkanlı, doktorların tedavisi olmayan ilerleyici sinir hastalığıyla 2 yıl yaşayabileceğini söylemesine rağmen, solunum cihazına bağlı olarak yaşamını sürdürdü.
2001 yılında ALS hastası Trabzonspor’lu İsmail Gökçek ile birlikte ALS-MNH Derneğinin kurucuları arasında yer aldı.
Sedat Balkanlı 29 Nisan 2009 çarşamba günü kaldırıldığı Amerikan Hastanesi’nde vefat etti. Sedat Balkanlı’nın cenazesi Karlıtepe Mezarlığı’nda defnedildi.
Sizi “Amiyotrofik Lateral Skleroz (ALS) Hastalarının Beslenme Durumunun İncelenmesi ve Yaşam kalitelerinin Arttırılmasının Desteklemesi” başlıklı bir sosyal sorumluluk projesi ve araştırmaya davet ediyoruz.
Çalışma, tüm Türkiye’de yaşayan ALS hastalarına açıktır.
İstanbul’da yaşayan ALS hastaları Biruni Üniversitesine şahsen veya “Online” katılabilir. İstanbul dışındaki hastalar “Online” çalışmaya katılabilir.
Biruni Üniversitesi ve ALS/MNH Derneğinin ortaklaşa gerçekleştirdiği bu projede amaç, Mide pegi bulunmayan ALS/MNH hastalarının beslenme durumunu analiz etmek, gerekli öneri ve tavsiyelerde bulunarak yaşam kalitelerinin artışını desteklemektir.
Bu projede; vücut ağırlığınız, boy uzunluğunuz, beden ölçümleriniz, genel olarak yiyecekleri ne kadar sıklıkla ve ne ölçüde yediğinizi belirleyen besin tüketim sıklığı formu, kişisel soruların yer aldığı bir form, ALS/MNH hastalarının fiziksel durumunu takip etmekte kullanılan ALSFRS -R ölçeği, yutma fonksiyonunuzu değerlendiren yutma fonksiyonu tarama testi uygulanacaktır.
Görüşmeler whatsapp üzerinden görüntülü görüşülerek online olarak veya gelebilen hastalar ile Biruni Üniversitesinde yüz yüze gerçekleştirilecektir. Vücut ağırlığı ve boy ölçümü yapılamayan hastalar için esnemeyen mezura yardımı ile diz boyu ölçümü, baldır çevresi ve üst orta kol çevresi ölçümleri istenmektedir. Nasıl ölçüm yapacağınızı anlatan görsel talimatlar sizlere gönderilecektir.
Çalışma öncesi gerekenler;
*Ölçümler için esnemeyen mezura,
*En son yapılmış olan kan tahlil sonuçlarınızın görseli, sizlere daha iyi yardımcı olmak adına gerekmektedir.
İsteyen hastalarımızı diyetisyenler tarafından değerlendirilmek üzere Biruni Üniversitesine davet ediyoruz.
* Kişisel bilgileriniz KVKK güvencesindedir.
Çalışmaya katılmak için aşağıdaki formu doldurunuz:
https://forms.gle/pBhW2GTcTNRZSoNc9
ALS-MNH DERNEĞİ
www.eski.als.org.tr
İzmir Maratonu için kayıt olan katılımcılar göğüs numaralarını ve çip içeren kiti 15-16 Nisan tarihlerinde Kültürpark Lozan kapısı yakınında etkinlik alanının içerisinde yer alan maraton çadırı dağıtım yerinden alabilir.
15-16-17 Nisan tarihlerinde biz de orada olacağız. ALS Derneği standımıza bekleriz.
ALS Gönüllüleri olarak derneğimize dernek hesabından hepimiz destek olabiliriz.
İzmir ALS Gönüllüleri – Oyunda kALSın ekibi
Hasta yakınları fatura çıkmazında…
https://www.fox.com.tr/Selcuk-Tepeli-ile-FOX-Ana-Haber/ozel-sahne/88272/elektrik-destegi-sozde-kaldi

https://www.fox.com.tr/Selcuk-Tepeli-ile-FOX-Ana-Haber/ozel-sahne/88272/elektrik-destegi-sozde-kaldi
Dernek Yönetim Kurulunun 01 Nisan 2022 tarihli ve 243 sayılı kararıyla Derneğimiz Olağan Genel Kurul Toplantısı 8 Mayıs 2022 Pazar tarihinde saat 15:00’de Dernek Merkezinde yapılacaktır. Gerekli çoğunluk sağlanamadığı takdirde 21 Mayıs 2022 Cumartesi tarihinde aynı yer ve saatte yapılacak olup, gündem aşağıdaki gibi olacaktır;
a) Açılış ve Yoklama
b) Kongre Başkanlık divanının seçimi ve imza yetkisinin verilmesi
c) Saygı Duruşu
d) Yönetim Kurulu Faaliyet raporu ile mali tabloların okunması ve görüşülmesi
e) Denetim kurulu raporunun okunması ve görüşülmesi
f) Yönetim Kurulu ve denetleme kurulunun ayrı ayrı ibrası
g) Tüzük Tadilatının görüşülmesi
h) İktisadi İşletmenin açılmasının görüşülmesi
i) Yönetim Kurulu sayısının değiştirilmesinin görüşülmesi
j) Yeni dönem Yönetim Kurulu ve denetleme kurulu asil ve yedek üyelerinin seçimi
k) Dilek ve temenniler
l) Kapanış
ALS-MNH Derneği
Yönetim Kurulu
Mart 28, 2022
- C9orf72 ile ilişkili amyotrofik lateral skleroz (ALS) için bir araştırma antisens oligonükleotidi olan BIIB078, klinik olarak fayda göstermediği icin; programın durdurulmasına karar verildi.
- Biogen ve Ionis, ALS araştırmalarını ileriye götürerek, bu ilerleyici ve ölümcül nörodejeneratif hastalığın tüm biçimleri için tedaviler geliştirme konusundaki on yıllık arayışlarına bağlı kalmaya devam edeceklerdir.
CAMBRIDGE, Mass. ve CARLSBAD, Calif., 28 Mart 2022 (GLOBE NEWSWIRE) –
Biogen Inc. (Nasdaq: BIIB) ve Ionis Pharmaceuticals, Inc. (Nasdaq: IONS) bugün, C9orf72 ile ilişkili amyotrofik lateral sklerozlu (ALS) kişiler için araştırma amaçlı bir antisens oligonükleotid olan BIIB078’in (IONIS-C9Rx), Faz 1 çalışmasının en önemli sonuçlarını açıkladı.
Bu Faz 1 çalışmasında, BIIB078 genel olarak iyi tolere edilmiştir. Olumsuz olaylar (AE’ler, adverse events) çoğunlukla hafif ila orta şiddetteydi ve BIIB078 ve plasebo grupları arasında benzer oranlarda meydana geldi. En yaygın AE’ler düşme, girişimsel ağrı ve baş ağrısıydı.
BIIB078, ikincil etkinlikte beklentileri karşılamadı ve klinik bir fayda göstermedi. 60 mg’a kadar olan doz kohortlarında, BIIB078 grubu ile plasebo grubu arasında tutarlı farklılıklar yoktu. BIIB078 90 mg doz kohortundaki katılımcılar, ikincil sonuçlarda plasebo grubundakilerden daha büyük bir düşüş eğilimi gösterdi. Bu sonuçlara dayanarak, devam eden açık etiketli genişletme çalışması da dahil olmak üzere BIIB078 klinik geliştirme programının durdurulmasına karar verildi.
Biogen Başkan Yardımcısı ve Nöromüsküler Gelişim Birimi Başkanı Toby Ferguson, M.D., Ph.D., “Çalışmaya katılan ALS’li bireylerin özverili bağlılıkları ve toplumun bu yıkıcı hastalık için araştırmaları ilerletme konusundaki kararlılığı için inanılmaz derecede minnettarız” dedi ve “Bunlar umduğumuz sonuçlar olmasa da yakın zamanda planlarımızda olan ALS tedavileri araştırmalarında bu araştırmanın bize önemli bilgiler sağlayacağı açıktır. Bu yıkıcı hastalıkla yaşayan insanları olumlu yönde etkileyecek yeni tedavilere öncülük etmeye odaklanmaya devam ediyoruz.” diye ekledi.
Ionis’te Başkan Yardımcısı, Bilim Bölümü Yöneticisi (CSO) ve Nörolojik Programların kurumsal Lideri C. Frank Bennett, “C9orf72 ile ilişkili ALS, ALS’nin karmaşık bir genetik formudur ve bilim camiasının C9orf72 geninin hastalığa neden olduğuna inandığı birçok mekanizma vardır. BIIB078’i tasarlarken C9orf72 ile ilişkili ALS için hastalık mekanizmalarının, tekrar içeren RNA ve karşılık gelen dipeptitlerle ilişkili toksisiteden kaynaklandığına dair geçerli hipotezi test etmeyi planladık. Ne yazık ki, bu Faz 1 çalışması, hastalık mekanizmasının çok daha karmaşık olduğunu ortaya çıkararak hipotezi desteklemedi. Bu sonuçlar BIIB078’in daha fazla geliştirilmesini desteklemese de ALS’nin bu formunun daha derinden anlaşılmasına yol açan değerli öğretiler sağlayacağını tahmin ediyoruz” dedi.
Bu Faz 1 çalışması, C9orf72 ile ilişkili ALS’li yetişkinlere (n=106) intratekal olarak uygulanan BIIB078’i değerlendirmek için randomize, plasebo kontrollü, doz artırıcı bir çalışmaydı. Altı çalışma tedavi grubunun her birinde, katılımcılar BIIB078 veya plasebo (3:1 oranı) almak üzere randomize edildi. Çalışmanın birincil amacı, güvenlik ve tolere edilebilirliği değerlendirmekti. İkincil etkinlik sonuçları, ALS Fonksiyonel Derecelendirme Ölçeği – Gözden Geçirilmiş, Yavaş Vital Kapasite, Elde Tutulan Dinamometre ve Iowa Oral Basınç Aletini içeriyordu.
Şirketler, BIIB078 Faz 1 verilerini gelecekteki bir bilimsel forumda sunacaklar.
Biogen’in ALS’ye Devam Eden Sözü
On yıldan fazla bir süredir Biogen, hastalığın tüm biçimlerinin daha derinden anlaşılmasını sağlamak için ALS araştırmalarını ilerletmekte kararlı olmuştur. Şirket, 2013 yılında son aşamadaki bir ALS varlığına son vermek gibi zor bir karar almasına rağmen yatırım yapmaya ve araştırmalara öncülük etmeye devam etti. Biogen, ihtiyacı olan hastalara potansiyel bir tedavi getirme olasılığını artırmak amacıyla, ALS’nin genetik ve diğer biçimleri için varlık portföyüne önemli öğretiler ekledi. Bu uygulamalı öğretiler, tanımlanmış hasta popülasyonlarında genetik olarak doğrulanmış hedeflerin değerlendirilmesini, her hedef için en uygun yöntemin izlenmesini ve hassas klinik son noktaların kullanılmasını içerir. Bugün şirket, Tofersen, BIIB105 ve BIIB100 dahil olmak üzere ALS için değerlendirilmekte olan pek çok araştırma ilacından oluşan bir üretim planına sahiptir.
Biogen Hakkında
Nörobilimde öncü olarak Biogen, ciddi nörolojik hastalıklar ve benzer terapötik komşuluklarla yaşayan insanlar için dünya çapında yenilikçi tedaviler keşfeden, geliştiren ve sunan bir şirkettir. Dünyanın ilk küresel biyoteknoloji şirketlerinden biri olan Biogen, 1978 yılında Charles Weissmann, Heinz Schaller, Sir Kenneth Murray ve Nobel Ödülü sahibi Walter Gilbert ve Phillip Sharp tarafından kuruldu. Bugün Biogen, multipl sklerozu tedavi etmek için önde gelen bir ilaç portföyüne sahiptir, spinal müsküler atrofi için ilk onaylı tedaviyi tanıtmış ve Alzheimer hastalığının tanımlayıcı bir patolojisini ele almak için ilk ve tek onaylı tedaviyi sağlamaktadır. Biogen ayrıca biyobenzerleri ticarileştiriyor ve karşılanmamış ihtiyaçların yüksek olduğu çeşitli alanlarda hastalar için bakım standardını değiştirecek, sinirbilimde endüstrinin en çeşitlendirilmiş konusunu ilerletmeye odaklanıyor.
2020’de Biogen, birbiriyle derinden ilişkili iklim, sağlık ve eşitlik konularını ele almak için 20 yıllık 250 milyon dolarlık cesur bir girişim başlattı. Sağlıklı İklim, Sağlıklı Yaşam™, şirketin operasyonlarında fosil yakıtları ortadan kaldırmayı, insan sağlığı sonuçlarını iyileştirmek için bilimi ilerletmek için tanınmış kurumlarla iş birlikleri kurmayı ve yetersiz hizmet alan toplulukları desteklemeyi amaçlıyor.
Şirket, yatırımcılar için önemli olabilecek bilgileri düzenli olarak https://www.biogen.com/ adresindeki internet sitesinde yayınlamaktadır. Daha fazla bilgi edinmek için lütfen https://www.biogen.com/ adresini ziyaret edebilir ve Biogen’i sosyal medyada takip edebilirsiniz – Twitter, LinkedIn, Facebook, YouTube.
Ionis Pharmaceuticals, Inc. Hakkında
30 yılı aşkın bir süredir Ionis, yeni antisens teknolojisiyle RNA hedefli terapide lider olarak, yeni pazarlara öncülük ediyor ve bakım standartlarını değiştiriyor. Ionis’in şu anda piyasada mevcut 3 ilacı ve endüstri lideri kardiyovasküler ve nörolojik kurumlar tarafında önemi vurgulanmış, ileri seviye son asama çalışmaları bulunmaktadır. Bilimsel inovasyonumuz, hasta insanların bize güvendiği bilgisiyle başladı ve devam ediyor, bu da lider, tam entegre bir biyoteknoloji şirketi olma vizyonumuzu besliyor.
Çeviri: Didem Dengiz Karasu
Bilim Kahramanları Derneği tarafından bu yıl Cargo Connect teması ile düzenlenen FIRST LEGO League Challenge ulusal turnuvasında finalinde 45 takım yarıştı.
22 Mart tarihinde yapılan ödül töreninde Atakan Ersoy, Zeynep Metin, Ekin Melez, Akif Burak Ulaş, Melis Telcioğlu’dan oluşan HERMECHS takımı Robot Performans Türkiye Şampiyonu ve genel sıralamada Türkiye 2.si olarak müthiş bir başarıya imza attı.
Bilim ve Yaratıcı Programlar Koordinatörü Oğuzhan Köse’nin liderliğinde çalışan takım, 20-23 Nisan 2022 tarihlerinde Amerika’da düzenlenecek olan World Festival’de Türkiye’yi temsil edecek.
Hazırladıkları akıllı sistemde evde olunmadığı için teslim alınamayan kargo konusunda müthiş bir çözüm üreten Çakabey takımı, sıradışı stratejileri ve robot performansta Türkiye’de en yüksek puanı almaları ile tüm dikkatleri üzerine çekti.
‘21. yüzyılın liderleri geleceği tasarlayabilen, çözüm odaklı stratejik düşünebilen bireyler olacaktır.” diyen Oğuzhan Köse tüm öğrencilerini tebrik ederek duyduğu gururu ifade etti.
Yaptıkları projelerde her zaman ALS derneğine de vurgu yaparak farkındalık yaratmaya çalışan HERMECHS takımının öğrencileri sezon boyunca giydikleri ALS farkındalık t-shirtleri ile diğer takımlara ve jüri üyelerini bu konuda bilgilendirmektedirler.
Uzun süreye yayılan analiz çalışmaları neticesinde, profesyonel futbol oynayan erkeklerin, genel nüfustaki benzer yaştaki erkeklere kıyasla, amyotrofik lateral skleroz (ALS) gibi motor nöron hastalıkları da dâhil olmak üzere nörodejeneratif bir hastalığa yakalanma olasılıklarının yaklaşık dört kat daha fazla olduğu görülüyor.
Riskin, daha uzun kariyere sahip oyuncularda ve genellikle topa daha fazla kafa vuran defans oyuncularında daha yüksek olduğu belirtiliyor.
“Eski Profesyonel Erkek Futbolcularda Pozisyon ve Kariyer Süresinin Nörodejeneratif Hastalık Riski ile İlişkisi” adlı analiz Jama Neurology adlı dergide yayınlandı.
Temaslı sporlarla uğraşan eski profesyonel sporcularda, demans ve ALS gibi nörodejeneratif hastalıklar nedeniyle daha yüksek bir ölüm riski söz konusu olduğu biliniyor.
Bu sporcularda yapılan ölüm sonrası çalışmalar, özellikle tekrarlanan kafa darbelerinin neden olduğu travmatik beyin hasarı ile ilişkili spesifik hasarı ortaya koyuyor.
Genel olarak travmatik beyin hasarları ile ilişkili olmasa da, futbolcular özellikle kafa ile pas verirken ya da topa kafa ile vururken tekrarlanan kafa darbelerine maruz kalır. Bu futbolcularda gerçekleştirilen otopsi çalışmaları, genel nüfusa kıyasla nörodejeneratif hastalıkların daha yüksek bir oranda ortaya çıktığını gösteriyor.
Araştırmacılar, eldeki veriler sınırlı olmakla birlikte, topa kafa ile vurmanın oynanan pozisyona bağlı bir eylem olduğunu ve dolayısıyla kalecilerde kafa travmaları görülme riskinin diğer pozisyonlarda oynayan oyunculara göre üçte bir oranında daha düşük olduğunu belirtiyor.
İngiltere’deki Glasgow Üniversitesi’nden bilim insanları, 1900 ile 1977 yılları arasında doğan 7.676 eski erkek İskoç profesyonel futbolcunun tıbbi kayıtlarını inceleyerek oynadığı pozisyona (kaleci, defans, orta saha, forvet), kariyer süresine ve aktif olarak futbol oynadıkları döneme dayalı nörodejeneratif hastalık riskini değerlendirdiler.
Karşılaştırma amacıyla araştırmaya, doğum yılları ve sosyoekonomik durumları eşleşen genel nüfustan 23.028 erkek, kontrol grubu olarak dâhil edildi.
18 yıllık bir takip süresi boyunca, eski futbolcuların 386’sına (7.676’nın %5’i) nörodejeneratif bir hastalık teşhisi kondu ve kontrol grubundaki 366 kişiye kıyasla (23.028’in %1,6’sı) futbolcularda görülen riskin 3,6 kat daha fazla olduğu tespit edildi.
6.622 eski futbolcudan elde edilen verilere göre, nörodejeneratif bir hastalıkla ilgisi olmayan nedenlere bağlı ölümler çıkarıldıktan sonra, futbolcuların kale haricinde oynadıkları pozisyonların, eşleşen kontrol grubuyla karşılaştırıldığında dört kattan daha yüksek bir risk teşkil ettiği görüldü.
Forvet oyuncularındaki risk neredeyse üç kat iken, en yüksek risk, beş kat daha fazla riskle defans oyuncuları arasında görüldü. Genel olarak, savunma oyuncularına nörodejeneratif hastalık teşhisi konma ihtimali 1,5 kat daha yüksekti.
Diğer taraftan kalecilerin nörodejeneratif bir hastalığa yakalanma olasılığı kontrol gruplarından kayda değer bir oranda daha yüksek değildi. Araştırmacılar bu konuda, nörodejeneratif hastalık riski ile ilişkili faktörler olarak travmatik beyin hasarına ve tekrarlayan kafa darbelerine maruz kalmayı destekleyen daha fazla kanıta ihtiyaç olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
Yaş ortalaması 20, futbolu bırakma yaşı ortalaması da 28,5 olan kale harici pozisyonlarda oynayan profesyonel futbolcuların kariyerler süresi ortalaması 8,6 yıldı. Beş yıldan kısa bir profesyonel kariyere sahip olan futbolcuların nörodejeneratif bir hastalığa yakalanma olasılıkları 2,3 kat daha fazlaydı ve bu risk, spor kaynaklı bir risk faktörüne maruz kalmanın kümülatif etkisi ile tutarlı bir şekilde, kariyer süresi arttıkça daha da yükseliyor.”
En yüksek risk, kariyerleri 15 yıldan uzun süren oyuncularda görüldü; bu oyunculara nörodejeneratif bir hastalık teşhisi konma olasılığı genel nüfustan 5,2 kat daha fazlaydı.
Futbolcular, aktif olarak oynadıkları döneme göre riski belirlemek için doğum yıllarına göre 20 yıllık alt gruplara ayrıldı. 1910 ile 1969 yılları arasında doğan oyuncularda hastalık riski açısından genel nüfusa göre bir fark görülmedi. Bilim insanları, eski profesyonel futbolcular arasındaki nörodejeneratif hastalık riskinin, sadece deri topların kullanıldığı bir dönemde doğan oyuncular ile deriden sentetik toplara geçişin yaşandığı bir dönemde doğan oyuncular arasında benzer olduğunu belirtiyor. (Çalışmada, sentetik topların su emdiği, deri topların ise su emmediği belirtilmiş.)
Araştırmacıların vardığı sonuçlar söyle: “Amatör ve genç futbolundaki riskler de dâhil olmak üzere futbol ve nörodejeneratif hastalık arasındaki ilişkiyi sorgulamak için daha fazla çalışma yapılmalıdır. Nörodejeneratif hastalık riskini azaltmak adına, futbolda ve diğer spor dallarında travmatik beyin hasarına ve kafa darbelerine maruz kalmanın azaltılması yönünde tedbirler alınması önerilir.”
Profesyonel futbol federasyonları geçtiğimiz günlerde, gelecek sezondaki antrenmanlarda yapılacak “sert” kafa vuruşlarını haftada 10 ile sınırlamak üzere güncellenmiş bir kılavuz düzenlemesi yapıldığını duyurdu.
Bu araştırmanın ardından İngiltere Premiyer Ligi için Kafa Vuruşu Kılavuzu çıkartılmıştır.
Haberin aslına aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
https://www.premierleague.com/heading-guidance
Profesyonel futbol maçlarında kafa yaralanması riskini azaltmak için tasarlanmış önlemler hakkında bilgi edinin.
Profesyonel futbol antrenmanlarındaki kafa vuruşları için hazırlanan kılavuzun, 2021/22 sezonu öncesinde Premier Lig, EFL, İngiltere Kadınlar Süper Ligi (WSL), FA Women’s Championship, National League System 1 – 4 ve İngiltere milli takımlarında kullanılması kararlaştırıldı.
Bu kılavuzun ilk versiyonu, geçtiğimiz aylarda Profesyonel Futbol Müzakere ve Danışma Komitesi (PFNCC) alt grubu adına gerçekleştirilen çok sayıda araştırma projesinin ardından geliştirildi.
Antrenmanlar için özel olarak hazırlanan bu yeni kafa vuruşu kılavuzu, İngiliz futbol piramidinin her seviyesinin gereksinimlerini karşılamak üzere tasarlandı.
Bu kılavuz neden geliştirildi?
Premier Lig ve futbol paydaşlarının odaklandığı ana konu, oyunu tüm oyuncular için mümkün olduğunca güvenli hale getirmektir. Oyuncuların sağlığına yönelik araştırmalar devam ederken, kafa yaralanmaları riskini azaltabilecek önlemlerin alınması da şarttır.
Kafa vuruşu kılavuzunun geliştirilmesi Premier Lig’in Kafa Yaralanmaları eylem planının bir parçasıdır; bu da Lig oyuncuları için kafa travmasına yönelik taahhüdün kapsamında yer alır.
Kılavuzun geliştirilmesinde kimler rol aldı?
Profesyonel Futbol Müzakere ve Danışma Komitesi (PFNCC); Premier Lig, FA, EFL, WSL, PFA ve LMA temsilcilerinden oluşan bir kafa vuruşu çalışma grubu oluşturdu. Grup, oyuncular ve teknik direktörlerin yanı sıra önde gelen tıbbi uzmanlara ve kulüp doktorlarına danıştı.
Araştırmanın kapsamı neydi?
Yetişkin futbolunda kafa vuruşlarının ivmesini, gücünü, niteliğini ve sıklığını ölçme üzerine yayınlanmış mevcut araştırmalarda bağımsız bir sistematik inceleme gerçekleştirildi ve bulunan kesin kanıtların ancak sınırlı olduğunun görülmesi üzerine daha fazla araştırma yapılması gerekliliği ortaya kondu.
İkinci bir çalışmada, Liverpool’un 23 yaş altı ve 18 yaş altı oyuncularından ve Manchester City’nin U18 ve kadın takımlarından bir grup oyuncu yer aldı. Bu çalışma, spor sağlık teknolojisi şirketi Sports & Wellbeing Analytics (SWA) ile ortaklaşa yürütüldü. Oyunculara, antrenmanlar sırasında yapılan kafa vuruşlarının ivmesini ölçen PROTECHT ağızlıklar verildi. Bu ağızlıklar, verilerle hassas ölçümler ve ardından bağımsız doğrulamalar yapacak sensörlerle donatılmıştı.
Üçüncü bir çalışma, Premier Lig’in resmi izleme ve analiz sağlayıcısı Second Spectrum ile birlikte yürütüldü. Bu çalışma, ilgili güçleri hesaplamak için video analizini kullanarak 2019/20 sezonunda Premier Lig maçlarında yapılan her bir kafa vuruşunu inceledi.
Son olarak, Premier Lig, EFL ve WSL’deki maçlardaki kafa vuruşlarını ölçmek için Opta verileri sorgulandı. Lige ve oyuncunun oynadığı pozisyona göre birden fazla sezonu kapsayan açıklayıcı bir analiz elde edildi.
Araştırma sonucunda hangi bulgulara ulaşıldı?
Araştırmalar, bir futbol topuna kafa ile vurulmasıyla ilişkili güçler hakkında ön bilgiler sağladı ve böylece kafa vuruşlarının, ortalar, uzun toplar, paslar, taçlar ve ayakta dururken vurulan kafalar gibi, kafa vuruşu öncesindeki duruma göre gruplanması mümkün oldu. Bu bilgiler, kılavuzların şekillendirilmesine yardımcı olması adına bir çapraz futbol çalışma grubuna aktarıldı.
Veriler, tüm profesyonel futbolcular arasında stoperlerin, diğer pozisyonlarda oynayan takım arkadaşlarına göre maç başına daha fazla kafa vuruşu yaptığını ve maç başına en yüksek kafa vuruşu ortalamasının Premier Lig’de olduğunu gösteriyor.
PROTECHT çalışmasında ölçülen kafa vuruşlarının ortalama ivmesi 16,8 g (lineer) ve 1.373 rad/s² (rotasyonel) idi. Literatürde, günlük aktivite (koşu, yürüyüş ve zıplama) değerlerinin 10 g değerinin altında meydana geldiği özetlenmiştir (Ng ve ark. 2006). Diğer sporlarda 26,6 g lineer ve 2.000 rad/s² rotasyonel ortalama değerleri gözlemlenmiştir.
Şu an için profesyonel futboldaki kafa vuruşlarına atfedilebilecek güçlerin aktarımında yaş ve cinsiyetin etkisini ölçmek için kesin kanıt eksikliği bulunmaktadır. Bununla birlikte, sınırlı erken kanıtlar, genç oyuncuların ve kadınların daha yaşlı erkek oyunculardan daha yüksek kuvvetlere maruz kalabileceğini ve boyun kas gücünün, kafa vuruşunda kuvvet aktarımına katkıda bulunan bir faktör olabileceğini ortaya koymaktadır.
Kanıt toplama sürecinde bir yandan kafa vuruşu için kullanılan güçlerin daha iyi anlaşılması, diğer yandan da daha fazla araştırma gerektiren alanların tespit edilmesi sağlandı. Premier Lig ve futbol paydaşları, 2021/22 sezonunda, kafa vuruşlarını daha iyi anlamak ve eğitim kılavuzunda kafa vuruşlarının genişletilmiş bir kanıt tabanına dayalı olarak geliştirilmesini sağlamak için ek araştırmalar gerçekleştirecek.
Kafa vuruşu kılavuzu nedir?
Kafa vuruşlarının büyük bir kısmının düşük kuvvetler içerdiğini gösteren araştırmadan elde edilen erken bulgular ışığında, bu kılavuzda daha yüksek kuvvetler içeren, yani tipik olarak uzun paslardan (35 metreden fazla), ortalardan, köşe vuruşlarından ve serbest vuruşlardan sonra yapılan kafa vuruşlarına odaklanılacaktır. Herhangi bir antrenman haftasında en fazla 10 kez sert kafa vuruşu yapılması tavsiye edilmiştir.
Antrenman haftası boyunca, kafa vuruşu uygulamasının miktarını azaltmak ve niteliğini yumuşatmak için planlamalar yapılmalıdır. Araştırma henüz başlangıç aşamasında olduğundan, aşağıdakilerin dikkate alınabileceğini gösteren bazı sınırlı kanıtlar vardır:
– Mümkün olan her yerde, bir oyuncunun üçten fazla adım atarak ve topa doğru koşmak veya uçan kafa vurmak için hamle yapmak suretiyle gerçekleştirdiği kafa vuruşlarının sayısını sınırlayın
– Teknik alıştırmaları, daha düşük pik ivmeleri sağladığından, elle atılan paslarla yapın
Odak noktası daha güçlü kafa vuruşları olsa da, kulüplerin cinsiyet, yaş, pozisyon, maç başına kafa vuruşu sayısı ve bu kafa vuruşlarının niteliğini dikkate alan oyuncu profilleri geliştirmeleri önerilir. Bu profiller, tüm kafa vuruşu antrenman taleplerinin bir oyuncunun bir maçta yapması beklenen kafa vuruşlarının türünü ve miktarını yansıtmasını sağlamak için kullanılabilir. Ayrıca kulüp personelinin, her maçın ardından oyuncuların kafa vuruşlarının etkilerinden kurtulmalarına yardımcı olmak üzere, yeterli bir süre boyunca oyuncularla birlikte çalışması teşvik edilecektir.
Bu kılavuz, bilimsel kanıtların sınırlı olduğu bir alanda oyuncu sağlığını korumak için ihtiyati bir yaklaşım kullanılarak geliştirilmiştir ve araştırmalardan elde edilen bilgiler artırdıkça düzenli olarak gözden geçirilecektir.
Antrenmanlar sırasında oyuncular nasıl izlenecek?
Bu kılavuz, antrenmanlar için ve kulüplere ve oyunculara yardımcı olmak amacıyla hazırlanmıştır. Antrenmanlar sırasında kulüp personelinin her bir oyuncunun kafa vuruş antrenmanını gerçek zamanlı olarak takip etmesi ile daha yüksek ivmelere neden olan kafa vuruşu sayısının en aza indirilmesini ve bu sayının her oyuncunun maçtaki kişiselleştirilmiş kafa vuruşu profiliyle orantılı olmasını sağlamak çok önemlidir.
Oyuncuların bu kuralları öğrenmeleri ve kulüp tarafından düzenlenen antrenmanların dışında gerçekleştirilen tüm kafa vuruşu antrenmanlarını sınırlandırmaları teşvik edilir.
Kafa vuruşu antrenmanları sırasında herhangi bir kafa travması belirtisi gösteren oyuncular derhal antrenmandan çıkarılmalıdır.
Bir kafa sarsıntısının ardından antrenmana dönen oyuncular, FA Kafa Yaralanması Rehberine göre kademeli antrenmana dönüşteki diğer tüm adımlar yerine getirilinceye kadar dikkatli gözlem altında tutulmalı ve bu oyuncular kafa vuruşu içeren herhangi bir antrenmana dahil edilmemelidir.
Kulüpler, sakatlık ve hastalık denetiminin bir parçası olarak her türlü sakatlanmayı kayda geçirmekle yükümlüdür. Kafa travması ile ilgili herhangi bir semptomun, kulüpler tarafından oyuncunun tıbbi kayıtlarına geçirilmesi beklenir.
Futbol paydaşları, antrenörleri ve yöneticileri desteklemek için neler sağlayacak?
Boyun ve üst gövde gücünün kafa vuruşuna dahil olan kuvvetlerde rol oynayabileceğine dair erken ancak sınırlı göstergeler vardır. Bu nedenle, yapılabilecek güçlendirme egzersizleri konusunda rehberlik sunacak bir danışma grubu oluşturulmuştur. Bu kılavuz, 1 Eylül 2021 tarihine kadar kullanıma sunulacaktır.
Teknik ve önemli maç eylemlerinde oyuncuların harcadığı gücü azaltmak için neler yapılabileceğine dair fikirler sunmak için de ayrıca rehberlik sağlanacaktır.
Rehber genel kapsamda farklı olacak mı?
FA; Ulusal Lig Sisteminin 5. Adımına ve kadın futbolu piramidinin 3. Aşamasına kadar olan kulüpleri içeren yetişkin amatör futbolu için bir kılavuz hazırladı.
Kılavuz gençlik futbolu için de ayrıca güncellendi.
Bu rehbere buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz
Sonraki adımlar nelerdir? Kılavuz gelecekte değişecek mi?
2021/22 sezonunda daha fazla araştırma yapılacak ve ayrıca ek araştırmalardan kaynaklanan yeni kanıtları değerlendirmek için PFNCC tarafından Haziran 2022’de resmi bir inceleme yapılacağı bildirildi.













